Arkdaş öle olmazzz..
Yayla kokusunu, yılların eskitemedigi gara gözlü koyunun yünün den yapılmış yastığını alıp şöle ikiye katlayacan...
Uzun oturacan acıkk..
Vuvvv diye dışarıdan gelen tipinin sesini bastirmaya çalışacak , guzine sobanın üzerinde kaynayan çay suyunun sesii...
Semaverden ıbrıkdan çıkan suyun buharını iliklerine kadar çekeceksin, astım felan neymişş görsün gününü...
İmrenmeli sana, öyle bi içine çekmelisin ki evine son model hava cihazları döşeyenler..Gelirken guzinenin fırınından patenin soğanın kokuları,yarışmalı üstündeki tencerenin
içinde bıngıldayan topalağın kakaç kokuları..
Birtaraftan da heyacala tepsiden dışına taşmakta olan haşaşlı gömbe hamurunun kokuları...
Bir tabak da doldur şöyle depodan yeni gelmis kütür kütür elmaları koy yanı na..
çok doldurma arkadaş karnını..beklemekte bir kenarda sırasını , pekmez diri haşhaş payam ceviz, düşerse sıra onlara başlayacak haşşaş helvası...
Ne birden sıcak mı bastı arkadaşşi kalk acık yerinden bir tepsi all dogru dışarı bak bakalım nerede saklanmış ışıl ışıl kar birikintisi..
Üzerini söle hafice sıyır doldur tepsiyi ,ikide kütük almayı unutma ki guzinenin işi çok daa...
Kaşıklarken kar hoşafından seyredeceksin dansederek düşen kar tanelerini..keyf senin arkadaş...
Nazar etmeyin be ne olur...
Kar hoşafını kaşıklayan kaşıgı tutan ellerden geçmemiş daha nasırlar...
Kürek sallayan ,çapa tutan ellerden...
Doğrulmakta zorlanıyor daha yaz altı ay çalışmaktan bükülmüş beller..
Daha dinlenemeden doğrulamadan acaba hangi agacın dibi çapalayacak, hangi pancara ,fasulyeye ,domatese ,bibere çapa vurup can verecek.
Hangi kayısının kirazın elmanın tadını tatdıracak...
Kara kavruk yüzünde izleri geçmeden daha gün yanığının, tebessümle endişe aynı anda dans etmekte...
Eğerki mevlam verirse ne alaa ...
Boztopraktaki elmaları, Gabaca Yolun daki kaysıları, Hastane Bahçesindeki kirazları, Cimbaş taki erikleri,Köyönün deki şevtalileri, Aksuvat ta ki üzümleri, daha nereler deki neleri...
Ekinden de geri kalmamalı ,ne olur ne olmas'' göğe güven olmas '' diyerek, arpa bugday paylaşmalı kır tarlaları..
Hele de varsa kurbanlık üç beş toklu..Çakal ineğin samanından yeminden faydalanan ,yatsı malına bakmayıda unutma...
Bitmez arkadas bu kadarıyla ...
Yarın kellesi ve bi belmesi sirkede, kuyruguyla diger tarafını yagda pişirilcek olan çapak balığına da şöyle bir bakıp,
alacan ekmek tasını tuluk peynirini dogru guzinelinin yanına.. Yatgeber ekmegini yemeden olmazzz...
Sereceksin şöle yufkayı süreceksin kaymak yagını üstüne ,tuluk peyniri varsa bide yayla dolazı deme keyfee...sokulurken içine sonanın yanına serilmiş yün döşeğin içine,
Rabbi Yesir dualarıyla kapatırken gözlerini yeni bir yarının umutları kaplar içini...
Son sözcükler dökülür dilinden la havle diye....
...
...
...
İ.Bakıcı
10 ocak 2013